12:56  CHP YOUTUBE’DAKI ÇOCUK İSTISMARıNı MECLISE TAŞıDı  12:54  MÜKERREM TOLLU MERSIN BÜYÜKŞEHIR BELEDIYE BAŞKANı VAHAP SEÇER’I AĞıRLADı  12:54  ‘BUGÜN DE BIZDEN’ DIYEREK MAMA BAĞıŞıNDA BULUNDULAR’  12:53  BÜYÜKŞEHIR’DEN PARKLARA SU TASARRUFLU ÇEŞME  12:51  SEÇER: “KALITELI YOL YAPMA GAYRETI İÇINDEYIZ”  13:03  MERSIN ERDEMLI’DE LIMON FIDANLARı SATıŞı ARTTı  13:02  ESKI SAĞLıK OCAĞı OBRUK PEYNIRI ÜRETIM TESISINE DÖNÜŞTÜRÜLDÜ  13:01  EVIN BANYOSUNDA KENEVIR YETIŞTIRMIŞLER  12:57  YENIŞEHIR YAŞAM MERKEZI’NDE SONA DOĞRU  12:54  BAŞKAN TOLLU ‘MERSIN TURIZMINDE YENI YARıN’ı DEĞERLENDIRDI  12:53  MEZITLI’DE YATıRıMLAR MAHALLE MUHTARLARıYLA BIRLIKTE PLANLANDı  12:51  HIZMET KERVANı ŞAHNA’DA  12:49  TOROSLAR’DA KARLA MÜCADELE ÇALıŞMASı  12:47  BÜYÜKŞEHIR, BIR YıLDA 2 BIN TON, ÜÇ AYDA 560 TON TıBBI ATıĞı BERTARAF ETTI  12:45  TBB VE BARO BAŞKANLARı ‘ÇOKLU BARO-NISPI SEÇIM SISTEMINE’ KARŞı TOPLANDı  12:43  TARIHI MERSIN EVLERI GELECEĞE TAŞıNACAK  12:42  AKDENIZ’DE PARK VE YEŞIL ALANLAR NORMALLEŞME DÖNEMINE HAZıRLANıYOR  12:40  CHP’LI ALI MAHIR BAŞARıR: “ AKP MERSIN İL BAŞKANLıĞı BINASıNıN KIRASı İŞKUR ÜZERINDEN MI ÖDENMEKTEDIR?”  17:44  MERSIN, ÖLÜMLÜ-YARALANMALı TRAFIK KAZALARıNDA 7’NCI SıRADA  17:42  ERDEMLI’DE UYUŞTURUCU OPERASYONUNDA 2 ŞÜPHELI GÖZALTıNA ALıNDı 
Serdar Erkan Yazdı: Penceremden, Kommer Ne Demek İstedi?
   

Serdar Erkan yazdı.

 
   

Chicago. Illinois 1922 doğumlu Robert Willam Kommer, Harvard Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra askerliğini 2. Dünya Savaşı sırasında yaptı. Daha sonra henüz yeni kurulmakta olan CIA'e 1947 yılında katıldı. Nisan 2000'de ABD de vefat etmiştir. Türkiye Büyükelçisi olmadan önce. CIA adına yaptığı birçok operasyon ve Vietnam'da da 60 bin civarında ölümden sorumlu tutulması nedeniyle, Türkiye'de de 'Vietnam Kasabı' olarak tanınmıştır. 1968 sonbaharında Türkiye'ye büyükelçi olarak atanmasından sonra 6 Ocak 1969 da Rektör Kemal Kurdaş'ı ziyarete gelen Büyükelçi Kommer'in arabası. Deniz Gezmiş, Yusuf Arslan, Taylan Özgür, Ulaş Bardakçı ve Sinan Cemgil ile arkadaşlarının da içinde olduğu bir grup öğrenci tarafından yakılmıştır. Savcılık tarafından olay hakkında dava açılmış, üç binden fazla ODTÜ öğrencisi de kendilerinin de eyleme katıldığı yönünde savcılığa dilekçe vermişlerdir. Bu olay sonrasında rektörlük tarafından ODTÜ bir ay eğitime kapatılmak istenmişse de öğrenciler kararı kabul etmeyerek, üniversite işgal edilerek. "öğrenime devam etme eylemi' yaptılar. ABD hükümetinin geri çağrısıyla, Mayıs 1969 tarihinde ülkemizden ayrılmadan 15 gün önce. Ülkemizi turist gözüyle gezmek için, İstanbul’dan vapura binerek eşiyle Türkiye kıyılarını gezerek İskenderun'a kadar gezerler. Bu geziye katılan Mete Akyol'a da bir röportaj vermeyi kabul eder. Mete Akyol da bu anılarını "Hem yaşadım, hem de yazdım" başlığı ile yayınlar.

TÜRKIYE'DE MİHRİ BELLİ'DEN BAŞKA GERÇEK SOLCU YOK

Bu röportajında kendini, "Türkiye'nin yararlanamadığı bir entelektüel" olarak tanımlayan Kommer. 'Türkiye'de sol tehlike yoktur, çünkü Türkiye'de sol diye bir şey yoktur' der. Buna şaşırarak itiraz eden Akyol'a °Türkiye'de kimi heyecanlı, kimi saf. Kimi de hem heyecanlı hem de saf öğrenciler var. Onlar kendilerini solcu sanıyorlar İki gün sonra ilgilerini çekecek başka bir şey getirin önlerine, solcu olmadıklarını kendileri de göreceklerdir. "Ya yazarlarımızı diye sorar Mete Akyol. 'Yazarlarınız da batının anladığı anlamda solcu değiller ama... Biraz derinine inerseniz görürsünüz... Kimi hümanist. Kimi milliyetçi. Kimi faşist. Kendilerini solcu sananların çoğu. Aslında ne olduklarının kendileri bile farkında değiller. Mete Akyol devam eder. "Fakat hiç değilse. Politikacılarımız arasında solcu olanlar var değil mi?' diye sorar. Kommer "Bırakın solculuğu, politikacılarınız politika biliminin bile farkında değiller henüz. Bir İsmet İnönü'nüz vardır, o da Dünya çapında bir kişidir. Ondan başka önemli bir politikacınız vardır ki, o aynı zamanda gerçek ve önemli bir solcunuzdur. Ona çok dikkat etmeniz gerek, o da Mihri Belli" der. Devamında "siyasal partilerin çokluğu. o ülkedeki demokrasinin göstergesi değildir. Demokrasilerde önemli olan husus, değişik açılardaki görüşlerin örgütlenmesidir. Bu konuda aşamaya muhtaçsınız' diye sözlerini tamamlar. 'Bu röportajın yayımlandığı yıllarda pek çok politikacı ve köşe yazarının öfkelenmesine neden oldu" diye ekliyor Mete Akyol.

KOMMER YENİ GÖREVİNDE TÜRKIYEYE NASIL FAYDALI OLDU?

Ayrıldıktan birkaç yıl sonra Türkiye'de ABD üslerin karşı önemli eylemler başlar. Kommer de ayrılıktan birkaç yıl sonra. ABD yönetimine verdiği raporlar doğrultusunda, Nixon yönetimi tarafından ABD Savunma Bakan Yardımcılığı görevine getirilir. 'Büyükelçiliğinde çok yararlı olabilmek fırsatı bulamadığı Türkiye'ye, çoğumuz farkında değiliz ama bu kez yeni görevinde hem de çok faydalı oldu" diye yazısını bitirir Mete Akyol. O yıllardan sonra, kendi kurdurduğu ve beklemeyi ODTÜ başta olmak üzere üniversitelerdeki gençlik eylemleri, 1974 Kıbrıs Harekâtı ile ABD yörüngesinden çıkmaya başlayan Türkiye dosyası üzerinde ABD daha sıkı çalışmaya başlayacaktır. Öncelikle, Kıbrıs harekâtıyla, uluslararası nizama karşı çıkan ve sözlerini dinlemeyen Ecevit hükümetine karşı silah ambargosu ile işe başlanır.

1975-1980 arası Türkiye, çok önemli olay ve cinayetlere tanık olmaya başlar. Kommer’in arabasının yakılması olayına adlan karışan, Taylan Özgür, Deniz Gezmiş ve Yusuf Arslan. Mahir Çayan, Sinan Cemgil gibi gençlik önderleri öldürülür. Kıbrıs harekâtını yapan Ecevit'e suikast girişimi yapılır(Ecevit bundan kontrgerillayı sorumlu tutmuştur). Kanlı 1 Mayıs 1977, ÇOM'', Maraş katliamları ve 16 Mart İstanbul Üniversitesi bombalı saldırısı, İ.Ü Dekanı Bedri Karafakioğlu gibi birçok akademisyen. Abdi İpekçi gibi gazeteciler, Gün Sazak. Nihat Erim. Kemal Türkler, İstanbul MHP il başkanı ve Bahçelievler’de 7 TİP% gencin öldürülmesi gibi siyasi cinayetler, bazen de iki hafta 30 dan fazla kişinin öldürülmesi ve kahvehanelerin taranması gibi toplu cinayetler gerçekleştirildi.

1990’larda katledilen Uğur Mumcu. Bu dönemde Avrupa'dan çıkan Edirne'den giriş yapan tabanca ve mermi dolu bir tırın yükünün yarısını önce İstanbul'da yasa dışı sol örgütlere, daha sonra kalanını Anadolu'da yasadışı sağ örgütlere dağıtıldığını yazacaktı. 1978 de, CIA hesabına casusluk yaptığı belirlenen MİT Başkan Yardımcısı Emekli Albay Savaşman 17 yıl. 6 ay hapse mahkûm olacaktı. Son olarak da Necmettin Erbakan'ın şeriat isteyen Konya mitingi ve Süleyman Demirel'in `Bana sağcılar cinayet işliyor dedirtemezsiniz" gibi siyasi eylem ve söylemler kutuplaşmayı artırdı. TÜSİAD'ın Ecevit'e karşı gazete ilanları ile Türkiye'deki ekonomik bunalım derinleşti. Türkiye hem 70 senle muhtaç hale getirildi, siyasi iklim iyice hem kutuplaştırıldı. Ve toplum 12 Eylül darbesine hazırdı artık.

BİZİM ÇOCUKLAR BAŞARDI!

Nihayetinde beklenen. 12 Eylül darbesi olunca, gazeteler. ABD’li üst düzey bir yetkilinin ABD Başkanı'na `Bizim çocuklar başardı" diye haber verdiğini yazacaktır(Kim demiş olabilir acaba?) Türkiye'nin siyasi ve sosyal hayatını yeniden dizayn eden 12 Eylül süreci öncesindeki çalkantılar, askeri müdahalenin ardından yerini mutlak baskının hakim olduğu bir atmosfere bıraktı. Darbenin ardından 650 bin kişi gözaltına alındı, 1 milyon 683 bin kişi fişlendi. Açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı, 7 bin kişi için idam cezası istendi. 517 kişiye idam cezası verildi. 50 kişinin cezası infaz edildi. 98 bin 404 kişi örgüt üyesi olmak suçundan yargılandı, 30 bin kişi sakıncalı olduğu için işten atıldı. 14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı. 30 bin kişi siyasi mülteci olarak yurt dışına gitti. 171 kişinin gözaltında işkenceden öldüğü belgelendi. 937 film sakıncalı bulunduğu için yasaklandı. 23 bin 677 derneğin faaliyeti durduruldu. 3 bin 854 öğretmen, üniversitede görevli 120 öğretim üyesi ve 47 hâkimin işine son verildi. 31 gazeteci cezaevine girdi, 300 gazeteci saldırıya uğradı. Üç gazeteci silahlı saldırıda öldürüldü. Gazeteler 300 gün yayın yapamadı, 13 büyük gazete için 303 dava açıldı, 39 ton gazete ve dergi imha edildi. Cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirdi, 14 kişi açlık grevinde öldü. 12 Eylül ile başlatılan "yeşil kuşak projesi" kapsamında 'din dersleri anayasal bir zorunluluk" haline getirildi. ODTÜ'de fikir kulüplerinde ve üniversite amfilerinde, Türkiye'nin emperyalizmin yörüngesine girmesine karşı çıkan gençliğin tartışmalarıyla aslında 12 Eylül'e giden süreç başlamıştı. Başını Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının çektiği gençlik , "T Bağımsızlık için Mustafa Kemal yürüyüşü* gibi, 20 Ekim 1968 'de Samsun'dan (29 Ekim yıl dönümünde) Ankara'ya eylemler zincirine başlarlar. Kommer'in arabasının yakılması ile geri dönülmez bir sürecin fitili ateşlenmiştir artık. Bu süreçte başlayan saf ve temiz gençliğin tam bağımsızlıkçı ve ilerici gençlik eylemlerine" emperyalist odakların yanıtı, 1980 darbesi ve sonrasında, Cumhuriyetimizi adım adım kuruluş ayarlannın da gerisin düşürmek oldu. 12 Eylül'de tutuklanan Fethullah Gülen bizzat Kenan Evren'in talimatı ile serbest bırakıldı. 1990'lardan itibaren 2002'deki Necip Hablemitoğlu cinayetine kadar, Atatürkçü aydınlara karşı faili belli cinayetlerle ile son mıntıka temizliği yapılarak tetiklenen ekonomik krizle birlikte, Ecevit hükümeti düşürülür, FETÖ ve Siyasal islamın önü açılır. Ancak, 6 Mayısta 1972 de emperyalist odakların baskısıyla katledilen Deniz, Yusuf ve Hüseyin'in 'tam bağımsızlık aşkı" 48 yıl sonra bile toplumun vicdanın derinliklerinde hala capcanlı ve artan özlemle geleceğe taşınıyor. Anılarına ve mücadelelerine saygıyla...

 
 

 
   


Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!

 
  FLAŞ HABER
  YAZARLAR
 
 
  HAVA DURUMU
 









 
  ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün

 


 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE MERSİN HABERLERİ ÖZEL HABERLER SPOR HABERLERİ GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinolay.com © Copyright 2014-2020 Tüm hakları saklıdır! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA